09 Şubat 2010

sosyal bilimlere peynirli açma-poğaça bakışı...


niyet ve dilin birbiriyle uyuşmadığı dakikalar geçip gidebilir ama kalıcı olan sonrasıdır. olan biten bir kartopu etkisi yaratabilir, sosyal bilimlerin bile dengesini bozabilir.

sabah klasiği zeytinli açma, peynirli poğaça ikilisini karıştırmama sebep, tramvayda rastlaştığımız Kerem'in "ben şu iri peynirli olanlardan alacam" demesi belki de bilemem ama bildiğim adama "peynirli açma, zeytinli poğaça" dediğim. zeytinli poğaça yok, öze dönüş hamlesi, peynirliyle ikamesi yapılır. peki ama peynirli açma ne?

kısacık süren, anlık göz göze gelişimizde ikimiz de anlıyoruz ki paketin içine koyduğun o şey peynirli açma değil Mustafa amca. peynirli açma diye bir şey varsa bile öyle olmaz. bunu sen de ben de biliyoruz. ama susuyoruz. ben teşekkür ediyorum, sen sonraki müşterine bakıyorsun. ben peynirli açma zannıyla iri peynirli poğaçayı kemirirken düşünüyorum: ya bakışını yakalayamasaydım, ya bunu peynirli açma sanacak kadar şuursuz olsaydım, bundan sonra bana "peynirli açma nasıl bir şey anlatsana" diyenlere o iri peynirli poğaçayı anlatsaydım... sonra benim anlattığım arkadaşına bunu böyle anlatsa, o kendi arkadaşına bunu böyle anlatsa, öteki kendi arkadaşına bunu böyle anlatsa... iri peynirli poğaçalar aynı zamanda peynirli açma haline gelse...

niyet ve dilin birbiriyle uyuşmadığı dakikalar geçip gidebilir ama kalıcı olan sonrasıdır... o sonrası, sadece kişisel tarihlerimize değil hiç sanmazken sosyal bilimlerin gidişatına etki edebilir...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

niyet ve dilin birbiriyle uyuşmadığı dakikalar geçip gidebilir ama kalıcı olan sonrasıdır... kalıcı bir kalp ağrısı... niyet başkadır, dil başka söylemiştir. geri dönüşü de yoktur. niyet ve dilin birbiriyle uyuşmadığı dakikalar geçip gidebilir ama kalıcı olan sonrasıdır...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...