10 Şubat 2009

las meninas


resimden anlamam; çizemem, o zaten ayrı ama böyle bir resme uzun uzun bakıp iç geçirenlere karşı imrenmeyle "ya bi gidin" demek noktaları arasında bir yerde dururum. resimden anlamam ama evet, benim de güzel dediğim, etraflıca baktığım bir sürü tablo var. misal monet'yi pek severim. caravaggio'yu, dürer'i, bruegel'i, klimt'i...

fakat, en azından şimdiye kadar, hiçbir resim karşısında bu kadar çaresiz hissetmemiştim kendimi. "çaresiz" kelimesini seçmem boşa değil; zira ilk gördüğümde "ulan bu resimde bi acayiplik var ama nedir?" diye az düşündüm, başka işlerle uğraştım tekrar resme döndüm, bu sefer uzun düşündüm, başka işlerle uğraşıp tekrar resme döndüm, bu sefer tam düşündüm, sağa sola da baktım gördüm ki sahiden de bir başyapıtmış kendisi (uzun uzun nedenlerini yazacak değilim, girin netten bakın). bir türlü algılayamamanın yarattığı "leziz" bir çaresizlikten söz ediyorum yani. insanın bir türlü içinden çıkaramadığı acayip bir duygudan. güzel bir şeyden.

velazquez, neredeyse 350 yıl önce ölmüş, "las meninas"ı yapalı da neredeyse bir o kadar. ama işte onca zaman sonra, bir kişiye bile böyle "çaresiz" hissettirebiliyor. "sanatın gücü" gibi bir klişeye bağlamak istemezdim mevzuyu ama bazen tam da klişeden başka söyleyecek laf kalmadığından kıymet daha da artabilir.

13 yorum:

Libro de trabajo dedi ki...

Bir alinti eklemeden gecemeyecegim.

" Theophile Gautier, Velazquez'in Las Meninas'ını ilk kez gördüğünde, kendini "tablo nerede?" diye haykırmaktan alıkoyamamıştır."

Kelimeler ve Şeyler, Michel Foucault, 2001, İMGE KİTABEVİ (arka kapak)

Ç. dedi ki...

museo nacional del prado. ;)
insanın gidip, gidip, gidip, gidesi geliyor.

velazquez gerçekten de çok inanılmaz bir adammış, azizim.

farukahmet dedi ki...

John Berger'in bu tablo üstüne çok hoş bir yazısı vardı diye hatırlıyorum ama "Fotokopiler"de miydi, "Görme Biçimleri"nde miydi, yoksa Berger bile mi değildi... hazırlıksız yakalandım, bi bakayım sonra yine yorum bırakırım inşallah unutmazsam.

Adsız dedi ki...

paradoks!!!

demet dedi ki...

çaresizlik tablo karşısında hissedilen en doğru kelime sanırım... ben bu hissi tanımlayacak bir kelime bulamamıştım bu güne dek doğrusu... resim sanatıyla ilgilenen biri olarak zeka ve yeteneğin kıskanılası bir birleşmesi diyorum...

kafcamus dedi ki...

sevgili libro de trabajo,
o alıntıyı gördüm ben de. Gaultier'le ucundan kıyısından benzer şeyleri hissetmişiz işte. acayip.

azizim ç.,
gördünüz mü yoksa bunun canlısını? öyleyse ne şanslıymışsınız diyeyim.

kıymetli farukahmet,
sağolunuz; okumak, bilmek isteriz tabii.

değerli demet,
hissiyatınıza tercüman olduysak ne iyi. rabbim size de bir gün böyle tablolar yapmak nasip etsin dilerim.

Ç: dedi ki...

azizim,

gördük biz bunu. çok güneşli bir madrid günüydü. geçen sene mayıs olabilir. sonrasında da, sanırım calle de las huertas'dan mı ne aşağıya yürüdük. sonrasında ne yaptığımızı hatırlamıyorum ama büyük olasılıkla bir yerde sangria içmişizdir.

bir de ben bunu pek beğenirim, alakasız ama olsun, bu resim çok önemlidir:

http://www.uni-leipzig.de/ru/bilder/arbeit/millet01.jpg

çocukluğumun büyük bir kısmı bu resmin reprodüksiyonuna ve içinden tramvay geçen bir şarkı'nın posterine bakmak ile geçmiştir.

olric dedi ki...

efendim ben şimdi baktım görme biçimlerinde yokmuş las meninas..

farukahmet dedi ki...

Ben de bugün Fotokopiler'e baktım, orada da göremedim. Ama sanki eminim Berger olduğundan; biraz daha bakınayım ben...

kafcamus dedi ki...

muhterem olric ve faruk ahmet,

araştırmacı tavrınıza şapka çıkartıyoruz. ben de sağdan soldan epey baktım ama berger'ın doğrudan tabloya söylediği bir şeyler göremedim. picasso'nun varyasyonlarına dair "bu da onun bitişidir, öyle başkalarının tablolarıyla oynamaya başlamak falan" gibi bir şeyler demiş o ayrı. yine de bulursanız haber ediniz tabii...

farukahmet dedi ki...

Sevgili kafcamus,
hâlâ hatırlayamadım ben o yazıyı nerde okuduğumu, özür hediyesi olarak şunu kabul buyrun (dilediğiniz kadar zuum yapınız, kanvasın örgülerine kadar giriyor mübarek):

http://maps.google.co.uk/maps/mpl?moduleurl=http://pradomuseum.googlecode.com/svn/trunk/themasterpieces.xml&utm_campaign=en_GB&utm_medium=lp&utm_source=en_GB-lp-emea-gb-gns-mp&utm_term=prado

kafcamus dedi ki...

farukahmet beycim,

ne demek özür falan yahu ama sahiden de çok acayipmiş. teşekkür ederiz.

gp maksimov dedi ki...

foucault, "the order of things" tamamen las meninas uzerine yazilmis bi kitaptir die iddia edesim var! turkcesi de mevcut "seylerin duzeni." farz...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...