kafamın arkalarında bir yerde, beyin sapımda öyle bir ağırlık var ki ne yapsam gitmek bilmiyor. bir zamandır aklıma takılan şeylerden birisi; aynı anda beş kişiyi dövebilecek kadar iyi karate bilseydim hayatım başka türlü mü olurdu? belki de...
gördüklerimiz, göremediklerimiz, dediklerimiz, diyemediklerimiz, çelişkiler, doğruluklar... hayat böyle bir sarkaçta sallanıp duruyor. almus'u mu düşünmeye başladım ki yine? beyin sapımda bir ağrı...
4 yorum:
ne almus'u, otur oturduğun yerde!
oturuyoruz canım yani en azından şimdilik. ama orası benim için "kızıl elma" gibi bir hal almaya başladı, arada depreşiyor...
Ben de şu "başındaki yazma" (http://www.youtube.com/watch?v=DXZbE9Tp5nQ) türküsünü pek severim. almus benim için o türküden başka da bir şey değildir. işte en çok da burası: "içliğimin yakası da, sıra sıra nakış yar, kurban olam boyuna da, o ne biçim bakış yar".
hee, doğru orada da var... benim aklıma nereden geldi yapıştı, ilk nerede duydum bu almus'u orası meçhul ama...
Yorum Gönder