25 Ağustos 2008

verba volant scripta manent


eski kutuların içlerinden çıkanlardan ziyade eski defterlerin, kitapların aralarından çıkanlar acayip geliyor insana. "nereden nereye" demek kadar basit de değil durum çoğu zaman. seni sen yapan şeylerin izini sürmek... bir noktadan sonra ne kadar yorucu üstelik. yanılsama desen değil, cehalet desen hiç değil.

bir şeymişsin, bir şey olmuşsun, bir şey olacaksın. bu, böyle. başkalarının iyiliğinden, kötülüğünden bağımsız unutacaksın, böyle bir köşeden karşına çıktığında duracaksın, kat'a üzülmeden "peki" diyeceksin; "her şey yerli yerinde"dir ya zira. ama işin özünde hafıza... insanın büyük düşmanı, evet.

14 yorum:

disconnectus erectus dedi ki...

şimdi aklımla o zaman yaşasaydım, nasıl olurdu mearakı... bazen yaptıklarım/yazdıklarım çok saçma ve komik geliyor-şimdi yaptıklarım da öyle olacakmış gibi telaşlanıyorum sonra...

"bir tarihte biz de adam olduk, parlak ateştik, e biraz da kor olduk..."

madafaka dedi ki...

"Hafızayı beşer gayri-nisyan ile malûldür." demişti biri. Kim demişti ki onu?

kafcamus dedi ki...

kıymetli d.e.,

bu, işte böyle sürüp gidecek. kaçarı yok.

kafcamus dedi ki...

madafaka,

ziya paşa diyesim var ama bi yandan da o değilmiş gibi geliyor. doğrusu ben de senin gibi hz. google'a da sormaya üşendim.

kabakmeltemi dedi ki...

Bir de başkalarına ait olanların çıkması var. Alınan eski kitaplarda falan... O da acaip bir şey... Birilerini bir şeyler yapan şeylerle karşılaşmak.

kafcamus dedi ki...

sevgili kabakmeltemi,

sahaf gezmeleri biraz da bu yüzden kıymetlidir zaten. ama ben ilk sayfalara tarih ve imza attığımdan, ilk sayfaları yazılı sahaf kitaplarını sevmem.

kabakmeltemi dedi ki...

merhaba kafcamus,

Demek sen de onlardansın. :)
Ben de ilk sayfada yazılı olanları sevmem ama kesinlikle bir şey yazmadığımdan...

Kitaplarını satmıyorsundur umarım. :P

kafcamus dedi ki...

kabakmeltemi,

ben, aldığımda tarih-imza atmak istediğimden ve dolayısıyla başka bir tarih-isim-imzanın da aynı sayfada olması güzel gözükmediğinden sevmem.

kitapları satmaya satmaya şimdi nereye koyacağımızı bilmediğimiz bir sürü kolimiz var işte ana-baba evinde. merak etmeyiniz, benim kitaplara rastlamazsınız yani sahafta:)

kabakmeltemi dedi ki...

E anladım kafcamus. :)

Sanırım anlatamamışım ama...

kafcamus dedi ki...

sevgili kabakmeltemi,

sizin anlatamamanızdan değil benim anlayışsızlığımdandır o. vaktinizi de alır tabii ama isterseniz tekrar izah edin, tekrar anlamaya çalışalım:)

kabakmeltemi dedi ki...

:) Ben de ondan üşenmiştim ama ne demek, denerim tabii...

Demek istemiştim ki, ben de öyle ilk sayfası yazılı kitapları sevmem ama yazmak istediğim için değil, yazmak istemediğim ve yazılmasını da istemediğim için...

Niyetler farklı da olsa boş olsun istiyoruz o ilk sayfayı sonuçta. ;)

Hele o iç sayfaların çizilmesi yok mu! Onu daha da sevmiyorum.

Uzattım ve dağıttım değil mi yaa...

sevgiler...

kafcamus dedi ki...

aslına bakarsanız ben tam da anlattığınızı anlamıştım zaten. sadece ilk sayfalarla kendi aramdaki ilişkiden dem vurmuştum o kadar:))

üstelik kötü haber, ben kitap da çizer, kenarlarına not da düşerim:)

neticede herkesin sevgisi kendine tabii...

kabakmeltemi dedi ki...

Tekrar anlatınca anlamadığımı sandığınızı sanmıştım.

Nee, bu çok kötü habermiş. Görüşmeyelim. ;)

demet dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...