03 Şubat 2008

ışık

elime yapışıp kalan, her tarafı düzeltmelerle dolmuş "küçük türkiye tarihi", bol çay, müzik, gitanes dumanı... yarısına kadar açılmış perdeler, belki de bunu çok daha önceden akıl etmeliydik, ev daha aydınlık, görünmemesini istediğimiz şey ne ki?

4 yorum:

Banu dedi ki...

Ya camı aralayacaktı ki etekleri dansetsin perdenin,

Ya da aralayacktı ki peçesini indirsin dışarıda gizlenen gün,

İçerdeki aydınlığı bir kendimiz bilmek istiyoruz belki,

Mahrem sayıp da kendimizden bile saklayıp bazen...

kafcamus dedi ki...

karanlık-aydınlık meselesi karışık tabii banu hanımcım...

ama aklıma şu geldi, milletin hocanın ağzından çıkanı allah kelamı bilip hiç duraklamadan deftere geçirdiği bir lise dershanesinde Ogün hoca, var olsun, zerdüştlüğü anlatırken "bunların olayı ahura mazda'yla ehrimentoyota" demişti de, herkesler de öyle yazıvermişti deftere. yok, ben yazmamıştım şükür, "ne toyotası yahu" diyebilmiştim:)

Banu dedi ki...

İşte işin karışıklığından çıkamadığımızdan mahremiyete bürüyoruz ya.

Bu arada benim de bir Ogün Hocam vardı, onu hatırladım şimdi. Filozoftu kendileri.

kafcamus dedi ki...

yok bizim ogün tarihçiydi...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...