27 Ekim 2007

that's all folks...

onca koli indirdikten, onca kitap dizdikten sonra katlanılmaz sırt ağrısının sadece fragman olduğunu bilemiyor bazen insan. bazen değil çoğunlukla da "kendimi anlatabildim" mi telaşesine düşüyor. oysa bundan vazgeçeli ne çok zaman olmuştu değil mi? neyse ama anladıklarını söylüyorlar...


"zafer'le hiç fotoğrafımız yok" diye düşünürken buldum bunu. ne zaman çekilmiş, muhabbet ne hiçbir fikrim yok. sadece okulun bahçesi işte. çok zaman önce ben de, zafer de, denizer de gülmüşüz. o kolumu zafer'e dolamak için kaldırmışım, dolamışımdır da ama fotoğraf böyle işte.

"...çatılarda kuşların her zamanki konukluğu
ansızın dönüyorum odama, odamda uçları eprimiş
bir halı ve acıları genç werther'in"


odasında kendini kemere asan Zafer 27 yaşında kaldı, ben ondan küçüktüm. ona önce yetiştim, sonra geçtim.
"...karşıdan karşıya geçerken
eli bırakılan çocuklardık

o insan kalabalığındaki
son gülümsemesiydi annemizin

sonra hangi tarafa geçsek karşıda kaldık!"


ya da ta 29 mart'ta, rüya gördüğünü sanana...

"bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
gül rengi şarap içilmez mi böyle günde
seher yeli, eser yırtar eteğini gülün
güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye
kimse bilmez, kimse bilmez"

2 yorum:

Z/oZ dedi ki...

27 yaş. kritik nokta. zaferi tanımıyorum. tanımak ister miydim? intihar ettiği gözönünde bulundurulursa sanırım hayır.
bugün 27 yaşı düşünüyordum da... atlatınca sanırım level atlıyorsun.

kafcamus dedi ki...

kıymetli z/oz,

ben küçükken 2000'de kaç yaşımda olacağımı hesap edip durup, "ohaa bea amma çok" diye geçirirdim aklımdan, "şimdi yapamadığım bir sürü şeyi o zaman yapabilirim yaşasın" diye. ben level olarak onu düşünürdüm hep. sanırım yaş meselesinde level atlamak diye bir şeye o kadar da inanmamak lazım, bilemedim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...