nereden çıktı, bu alemlere nasıl girdi bilmiyorum. çok da umrumda değil esasen. neticede bir el veren vardır. bizi andı herhalde, cem uzan ağzıyla diyeyim, "açın gençlerin önünü", amenna. ve fakat işte o gençler bu durumu yanlış anlarsa ne yapmalı? netekim gencimiz önünü açmış, hem de bir başka genç bünye helin avşar'a; parlak köşeci olarak fücudunun parlaklığını da göstermeye karar vermiş. (ilk gördüğümde başbakan gibi "fotoşok bu bea" dedim ama yok değilmiş, kanlı canlı rasim'le helin)

isteyen istediğine istediği yerini açsın. ama şahsen hayatta en korktuğum, tiksindiğim ikilinin bu adamın bünyesinde, derisinin altında bir yerlerde var olduğunu hissettiğimi de söylemeden geçmeyeyim: haddini bilmemek (bunun içi geniş geniş doldurulabilir), kafa karışıklığını müthiş fikri yumurtalar olarak ortaya sıçmak. "gençte acayip ışık var" diye üstüne atlayanlar ekürilerini bulmanın mutluluğu içinde gezinsinler (nitekim "reha"yı "ahmet"le barıştırmış, "ahmet"in tek dostu "nuray"mış zaten vs vs.) biz kendisinin malum uçağa binip ortadan kaybolmasını dileyelim. yanına helin avşar'ı alsın mı? alsa ne olur, almasa ne olur ki...
ps. "o yeee biz fotoğrafları çok merak ettik" diyorsanız hz. google'a "kütahyalı avşar" yazıverin bi zahmet. ya da biraz sabredin yakında bi gazete "galeriler" bölümüne alıverir.
bin o uçağa-1
bin o uçağa-2