velazquez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
velazquez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2009

las meninas


resimden anlamam; çizemem, o zaten ayrı ama böyle bir resme uzun uzun bakıp iç geçirenlere karşı imrenmeyle "ya bi gidin" demek noktaları arasında bir yerde dururum. resimden anlamam ama evet, benim de güzel dediğim, etraflıca baktığım bir sürü tablo var. misal monet'yi pek severim. caravaggio'yu, dürer'i, bruegel'i, klimt'i...

fakat, en azından şimdiye kadar, hiçbir resim karşısında bu kadar çaresiz hissetmemiştim kendimi. "çaresiz" kelimesini seçmem boşa değil; zira ilk gördüğümde "ulan bu resimde bi acayiplik var ama nedir?" diye az düşündüm, başka işlerle uğraştım tekrar resme döndüm, bu sefer uzun düşündüm, başka işlerle uğraşıp tekrar resme döndüm, bu sefer tam düşündüm, sağa sola da baktım gördüm ki sahiden de bir başyapıtmış kendisi (uzun uzun nedenlerini yazacak değilim, girin netten bakın). bir türlü algılayamamanın yarattığı "leziz" bir çaresizlikten söz ediyorum yani. insanın bir türlü içinden çıkaramadığı acayip bir duygudan. güzel bir şeyden.

velazquez, neredeyse 350 yıl önce ölmüş, "las meninas"ı yapalı da neredeyse bir o kadar. ama işte onca zaman sonra, bir kişiye bile böyle "çaresiz" hissettirebiliyor. "sanatın gücü" gibi bir klişeye bağlamak istemezdim mevzuyu ama bazen tam da klişeden başka söyleyecek laf kalmadığından kıymet daha da artabilir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...